Kendime şaştım. Ben bir kere çıktım yurtdışına, daha çokta çıkabilirdim, hatta geçen iki yaz için hep üç aylığına bir yerler düşündüm, ama Alper var olmaz dedim ve inkar etmiyorum ki tatil yapmak, bütün gün yatıp kitap okumak, suda iki ayak çırpmak, bir iki kere içip bayılmak cazip geldi hep, g.tüm yemedi kısacası. Ama bu sefer, nasıl gitmek istedim birden, birden telefonuma mesaj gelseydi yarın gidiyorsunuz diye, bavulumu toplar bu akşam çıkardım yola.
İlginç ve kendime şaşırdığım nokta şu; ben burada zaten yalnız başıma yaşıyorum, aile evinde yaşayıp da bir kerecik özgürlüğüme kavuşmak için değişim programıyla altı ay bir yere gitmek isteyen ergenliği yeni atlatmış üniversite öğrencisi değilim. Zaten her şeyden kaçıp, gelmiş olduğum bir yer var ve bu yerden de kaçmak için meğersem dünyanın en hevesli hatunuymuşum.
Sanırım çok ciddi bir bağlanma sorunum söz konusu, ben bir şehre, ben bir eve, bir yatağa, bir arkadaş grubuna bağlı kalamıyorum. Bir süre sonra her şeyden sıkılmam söz konusu, herkesi bırakıp gidebilirim şuanda. Depresyonda mıyım, hayır birkaç gündür tam tersine neşeliyim -bknz Alper için falan da ağlanmıyorum- ama mutlu olduğum bir yerden gitme isteğim bile var, ne biçim bir iş bu çözemedim.
Belki yeni olanın benim için daha iyi olacağını düşünüyorum, belki daha mutlu olacağımı ya da bilinçaltımdan tam olarak neler geçiyor bilmiyorum. Bir hipnoz seansına gitsem benim için daha hayırlı olacak bence, kendimi çözmem için faydalı olabilir.
Alper meselesine gelecek olursak, kardeşim o beni bırakıp bir yerlere gitmedi mi zaten, bir kaç ay sonra zaten yurtdışında olmayacak mı, eeee o zaman ben niye gidemeyecekmişim, ben gittiğimde de o bekler o zaman azıcık yürekliyse, dimi ama? Hem o bazı şeyleri geleceği bazen de dillendirdiği gibi geleceğimiz için yapıyorsa, bu da benim geleceğim, hatta işine gelirse geleceğimiz için.
Neyse eve geldim zaten baktım mailime ben öyle bir şey göremedim, sanırım arkadaşım üst dönemde diye ona öyle bir mail geldi, ben ise bu gazla eve gelirken annemleri bile arayıp ben başvuracağım diye konuştum, nasıl hevesliysem artık.
Keşke piyango çıksa da bana, çalışmak zorunda kalmayıp, ömrüm boyunca dünyayı gezsem. Ama böyle her gittiğim yere yerleşip, bir iki yıl sonra bir gece de karar verip, bavulumu toplayıp çıkıp gitsem. Gelenin gideni aratmayacağını umarak...
okuldaki beşinci yılıma girdim. erasmus'la altı aylığına biryerlere gitmek hiç cazip gelmedi bana. giden tüm arkadaşlarım inanılmaz mutlu döndü, yine de hiç yeltenmedim.
YanıtlaSilyurtdışı benim için yeni yeni çekici hale geliyor, istanbul'da yaşamak istemediğimi yeni kabullendim çünkü.
mutlaka bu işin peşinden koş olur mu, zaten kendi ayakları üzerinde duran birisin, yabancı bir şehri keşfet, orada ol. erasmus tek yol değil tabi ki ama, en mantıklı ve tutarlı yol gibi görünüyor.