11 Ekim 2010 Pazartesi

04:04

Uykusuzluk.. Evet blogun saatini ayarlayamıyorum, bir on saniye denedim, sonra boşver dedim, önemli olan saat değil ki tarih öyle değil mi? Hep tarihleri kutlamıyor muyuz, yıldönümleri, doğumgünleri ve daha niceleri. Bir tek saat olarak dokuzu beş geçeyi bilirim. O da herhalde küçükken beynimi kazıdıklarından, Atam Dolmabahçe'de diye devam eden ne olduğunu bilmediğim şeyi ezberlettiklerinden olsa gerek ya da benim daha yeni uykuya daldığım saatlerde o garip sesle dünyanın sonu geldi sanıp yataktan fırlamamla alakalıdır.

En çok sevdiğim masal hep Peter Pan olmuştur, düşünüyorum acaba niye. Daha minnacık bir kızken bile o kadar mı korkuyordum büyümekten onu çözemiyorum. Şimdi büyüdüm ve yaşlanmaktan korkuyorum, son aylardır da arada bir saçma zihnimi ölüm korkusu sarıyor. Gerçekten çok fazla boş zamanım var ve artık ne düşüneceğimi, ne hayal edeceğimi şaşırdım.

Haftasonu İstanbul'a gideceğim özledim bizimkileri, bir ayı geçti görüşmeyeli, bol bol ev yemeği yiyeceğim, koşulsuz sevgiyi tadacağım, mutlu olup geleceğim. Ve küçük bir aptal olduğum için camdan hep Peter Pan'ı bekleyeceğim.

04:14

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder