O geceyi anlatmak isterdim. Çünkü konuşmalar kadar bu konuşmalar geçerken ne yaptığın da önemlidir. Sevişirken ağlamak ve bunu çok sonra anlaması gibi.
Bugün ise karşımdaki insan bana en büyük yalanı söyledi. Seni görmeden gitmek istemiyorum gibi. Böyle düşünen bir insan diğer kişiye ne zaman gideceğini merak eden insandır, onu arayan, soran. Yarın sabah ben gideceğimi, kendisine dikkat etmesini söylediğimde, aaa ben de seni görmeden gidemem diyecek biri değil. Ne gün gideceğimi bildiği halde saatini bile merak etmeyen bir insan değil.
Birini seni sevmesi, aşık olması için zorlayabilir misin?
Zorlayabilirsin ve her gece beceremediğini bilerek uyuyabilirsin.
yine deştin içimde bir yerleri...
YanıtlaSilaşık olunmadığımı bilerek, karşımdaki aşka inanmayan insana aşık olarak, onun da bir gün benim gibi inanacağına ve hissedeceğine emin olarak iki yılımı geçirdim, geçiriyorum. artık öyle bir hal ki, kimse bana laf anlatamıyor. onun sarılması yetiyor, iki ters bir düz olmak yetiyor. her işin içinden seviyorum diyerek çıkıyorum.
ama bazen, çok nadiren soruyorum kendime. bu kadar çok sevebilen bir kalbin hak ettiği de bu mudur?
kendi ilişkimden bağımsız, senin durumunu düşünüyorum. sen bunu hak etmiyorsun. seni gerçekte tanımıyorum, ilişkini bilmiyorum. ama bu kadar üzgün ve kalbi kırık satırları sana yarattıran biri, artık hayatında yer kaplamamalı gibi geliyor. hatta sen bu olan bitenden çoktan bıkmışsın, içine kapanmış, kalbini kendi kendine onarmaya çalışıyorsun gibi geliyor. güçlü biri olduğuna eminim, bu geçici süreci aşacağına da. çok kısa zamanda çok daha iyi hissetmeni dilerim dostum. ve sana kendini de, aşkı da bu kadar sorgulatmayacak, sadece çok sevecek birini dilerim.
siz "kendine acıma" hastalığına yakalanmışsınız. ben bunu hiç ama hiç affetmiyorum. evet sizi affetmiyorum, kandınlık gururunuza ve duruşunuza böyle birşeyi yakıştırabildiğiniz için. eylülü yakından tanırım o yüzden bu kadar rahat konuştum. eğer kendine acıyan biri değilsen hiç üstüne alınma. blue valentine ı izlemişsindir umarım. filmlerde görüp üzüldüğümüz karakterlere benzemesin sonunuz. öperim.
YanıtlaSilYorumlarınız çok uzun zaman önce okudum ama ayrı ayrı ne yazacağımı bir türlü bulamadığım için erteleyip durdum, birara hiçbir cevap yazmasam olmaz mı diye düşündüm, sonra ayıpladım, çünkü her yazdığımda tek beklediğim dışardan bir yorumdu.
YanıtlaSilEylül, ben de her işin içinden ona aşığım diye çıkıyorum ama komik olan kalbim ve hislerim de beni bu konuda oldukça destekliyor. En kırgın olduğum anlarda bile, aldığım bütün kararlar, bir gülücüğe, bir bakışa, bir tatlı sözde silinip gidiyor. Kinci bir insan olmadım hayatım boyunca belki evet, ama hiçte bu kadar kolay unutan, affeden bir insan da olmamıştım. Annemin babamın kardeşlerimin sözüne bile çok farklı tavırlar alabilmeme rağmen, bu konuda bu kadar zayıf olmayı nasıl başarabiliyorum bilmiyorum.
En enteresanı da yer kaplamamalı hayatında diyorsun ama bu ilişkide yaşadığım en kötü olaydı bu, en yakın arkadaşlarıma bile anlatamadığım ve Blue Valentine filminden sonra tek hatırladığım yaşadığımız bu olaydı, filmde gördüğüm bir sahneyle o anda yaşadığım bir şey birbiriyle birebir uyuşuyordu, yaramı çok fena deşti. Yazarsam rahatlarım belki dedim ama bu yazdığımı ne zaman görsem o ana tekrar dönüyorum saçma bir şekilde. Uzattım ama kısacası hazır değilim böyle bir şeye, çok çabalanmış, son bir senedir *bir şekilde* oturtulmuş bir ilişki var ortada. Benim sabrım ve emeğim olduğu kadar, onunda bende çok emeği var, kısacası o kadar kolay olmuyor, belki de ben o kadar kolay olmayacağını düşünüyorum, bilemiyorum.
Emek, kendime acıdığım bazı zamanlar oluyor, hatırlamak istemediğim şeyler de yaşadık biz ilk altı ayımızda , şimdi düşünüyorum o zaman nasıl kapıyı çarpıp çıkamamışım, arabadan inememişim, arkamı dönüp gidememişim diye. Evet yakıştıramadığım çok şey var, ama şimdi bu kadar ağır şeyler yaşasam aynı şeyleri yapmam ve o da bunun farkında. Belki bir gün yine bir cesaret gelir de anlatırım o günleri ve sen tekrar kadınlık gururuma yakışmayan şeyler yaptığımı görürsün :) Ama insan çok salak olabiliyor bazen, aşkın kör etmesi ya da zayıflıktandır bilmiyorum. Bir yerler de herkes zayıflıyor, herkes hayatı boyunca yapmayacağı şeyleri yapıyor, affediyor diye düşünüp geçiştirmeye çalışıyorum.
Aşk meselesine gelince, kaç kişi karşılıklı aşk yaşayabiliyor? Etrafımda gördüğüm çoğu kişi karşılıklı değer ve sevgi üstüne bir şeyler yaşıyor, belki de iyi yapıyorlar, aşkın olduğu her yer kalp kırıklıklarıyla dolup taşıyor çünkü...
başka bir yazımda ben de, ilk aylarda neleri içime attığıma, nelere rağmen devam ettiğimi anlatırım belki. emek onları çok iyi bildiğinden, alışık gururunu çiğnemiş kadınlar görmeye. öyle anlar oldu ki benim hayatımda da, başka biri için artık devam etmesi imkansız olan, ama benim için tuhaf biçimde görünmez olan olaylar, durumlar. ve ben herşeyin üstünü kapamakta o kadar başarılıyım ki, çevremdeki mantıklı insanlar saçlarını başlarını yoluyorlar. ben de yoluyorum bazen. yoluk saçlarla devam ediyorum sonra gülümsemeye.
YanıtlaSilblue valentine bu yüzden belki çok ağır geldi bana, hatta ilkinde izlemeyi bıraktım, ikincide zor tamamladım. iki insan birbirlerinin sevgisini karşılayamıyorsa, neden acı vermeye devam ederler, aklım alamadı. hala da almıyor. ama senin de söylediğin gibi, aşkı bir kere bulmuşsun, istediğin formda olmasa da elinde durmaya devam etsin, sürüp gitsin istiyorsun.